4. aydan itibaren, bebeğin anne sütü dışında besinlere
geçme zamanı gelmiştir. 4. aydan önce bebeklerin büyüme ve gelişmesi
için anne sütü ve/veya bebek başlangıç maması tek başına
yeterliyken, 4. aydan sonra sadece anne sütü veya hazır mama bebeğin
büyüme ve gelişmesi için tek başına yeterli değildir. Bebeğin büyüme
ve gelişiminin aynı hızda devam etmesi için, artan protein, enerji,
demir, vitamin ve mineral gereksinimleri karşılanmalıdır. Bu nedenle
de bebeğin ek gıdalara başlaması ve yeni tatlara alışması gerekir.
Ek Besinlere Erken veya Geç Başlamanın
Sakıncaları
Ek besinlere geç ve erken başlamanın
bebekler için sakıncaları vardır. 4. aydan erken başlanması sindirim
sisteminin olumsuz etkilenmesine, allerjiye ve ishale neden
olabilirken, 6. aydan geç başlanması büyüme ve gelişme geriliklerine
neden olmaktadır.
Ek Besinlere Başlarken Dikkat Edilmesi Gereken
Noktalar
Öncelikle motivasyonunuzu hiçbir zaman
kaybetmeyin. Bebeğinizin farklı tatlara geçişi zaman alacaktır.
Bebek, her konuda olduğu gibi, yemek değişikliklerinde de sabrınıza
ihtiyaç duyar. Anne sütü ya da hazır devam mamaları, bir süre yine
onun temel besini olmaya devam edecektir. Yeni gıdalara geçişte çok
yavaş davranmanız gerektiğini daima aklınızda tutun. Besinler düşük
miktarlarda ve tek tek verilmelidir. Yeni bir besine başlamak
istediğinizde, ilk gün sadece bir küçük kaşık verin. Bir iki gün,
başka hiçbir yeni besin vermeyin. Böylelikle, bebeğinizin o besine
karşı verdiği tepkiyi direkt olarak gözlemlemiş olacaksınız. Allerji
yaptı mı? Vücudu yeni besini kabul etti mi? Eğer vücut yeni besini
kabul ederse, o besinin miktarını her gün bir miktar olmak üzere
artırabilirsiniz. Belki bir hafta sonra, ikinci bir besine
başlayabilirsiniz.
O besin için de aynı kuralları uygulayın.
Eğer bir allerji gelişirse, o besini en az iki üç hafta vermeyin.
Bebekte döküntü, kızarıklık, kaşıntı, pişik ve ishal meydana gelmesi
durumunda, allerji gelişmiş olabilir. Bebek için de yeni olan bu
tecrübede, bazı zorluklar yaşanabilir. Örneğin bebek belki de yeni
tatları, kaşık gibi yeni aletleri kabul etmek için daha erken
olduğunu düşünüyordur. Bunun için bebeğin keyfini yerine getirin.
Bebek çok açken, birdenbire kaşıkla yeni bir şey denemesi daha
zordur. Karnını birazcık doyurun. Bu işlemin, akşam huzursuzluk
zamanında değil, sabah en dinlenmiş olduğu zamanda ya da öğle vakti
yapılması işinizi kolaylaştırabilir.
Bebek kucağınızda iken,
küçük bir kaşığa koyduğunuz mamayı dudaklarına değdirin; bebek
emmeye başlayacaktır. Kaşığı ağzının derinlerine kadar iterseniz
öğürme refleksini uyarmış olursunuz. Bundan kaçının. Zamanla her
ikiniz de kaşıkla yeme işlemi için daha deneyimli olacaksınız.
Anne sütü ya da devam maması ile biraz beslendikten sonra,
öğünün geri kalanını katı gıda veya hazır kaşık mamaları ile
tamamlayın. Katı gıda miktarı yavaş yavaş artacağı için, bir öğünde
sadece katı gıda ile doyacağı zaman gelecektir. Böylece bebeğiniz,
günün bazı öğünlerinde anne sütü almamış olur.
Yeni gıda
olarak, evde hazırlayabileceğiniz mamalar, meyve suları ya da hazır
bebek kaşık mamaları kullanabilirsiniz. Başlanacak ilk besin, elma
gibi meyvelerin suları olabilir. Katı gıdalardan ise, sütlü tahıllı
kaşık mamaları başlamak için en uygun besinlerdir. Protein,
esansiyel besinler, vitamin ve minerallerle desteklenmiş olan Ülker
Hero Baby Pirinçli Kaşık Maması, iyi ve güvenilir bir çözüm
olabilir. Daha sonra, başka tahıllardan (buğday, yulaf, çavdar vs.)
yapılmış mamalara başlanır. Sebze çorbalarına da, her seferinde yeni
bir sebze ekleyerek ve düşük miktarlarda olmak üzere, bebeği
alıştıra alıştıra başlayabilirsiniz.
Örneğin pirinç, havuç;
daha sonra patates, mercimek gibi. Veya tüm sebze cinslerini içeren
Ülker Hero Baby Sebzeli-Buğdaylı Kaşık Maması'nı tercih
edebilirsiniz.
Beslenme konusundaki bilgisizlik, çok zengin
bir ortamda bile kötü beslenmeye neden olur. Örneğin kendi
alışkanlıklarımız olan tuz ve şekerle, bebeği en azından bir yaşına
kadar tanıştırmanın hiç gereği yoktur. Siz baharatlı yemekleri
seviyor olsanız bile, bebeğiniz için bu hem zararlı hem gereksizdir.
Yağlar, sıvı yağ (tercihen zeytinyağı) ağırlıklı olmalı ve çok az
kullanılmalıdır. Besinlerin çok pişirilmesi vitamin değerini
azaltır. Yediğimiz gıdalardaki lif ve kepek miktarına da dikkat
etmeliyiz. Barsak sağlığı açısından kepekli lifli gıdalar çok
iyidir.
Ancak fazla lif, mineral emilimini olumsuz
etkileyebilir. Genel olarak, beslenme ile ilgili çoğu yanlış
uygulama bu dönemde yapılır. "Bebek onu sevmedi, biraz şeker
koyalım" gibi tutumlar, bebeğin yeni tatlara alışmasını güçleştirir.
Bebekler, ilk denediğinizde sevmedikleri bir besini birkaç
ay sonra zevkle yiyebilir. Ağız tatları değişebilir. Bu yüzden,
ısrarcı olmak yerine aralıklarla denemek daha iyidir.
Bebeklere zorla yedirmek de doğru bir davranış değildir.
Bebek ne kadar yemek istediğini kendi belirleyebilir. Sanılanın
aksine, hiçbir bebekte kolay kolay açlıktan meydana gelen sorun
yaşanmamıştır. Anneler sadece biraz sabretmelidir.
Eğer
doktorunuz çocuğunuzun kilosunun normal olduğunu söylüyorsa, siz ne
kadar aksini düşünseniz de çocuğunuz yeterli miktarda yemeği
yiyordur. Bebeğiniz şekerli tatları meyvelerden veya bebek için
hazırlanmış özel tatlılardan alabilir. Bir yaşına, hatta daha da
sonrasına kadar bebeği pasta ve çikolata ile tanıştırmanız doğru
değildir.
Bebekler için uygun olabilecek yüksek besin
değerine sahip ve kontrollü şeker içeren özel tatlı püreleri tercih
etmek en doğrusudur. Katı gıdalara geçişte bir diğer konu ise pütür
miktarıdır. Gıdayı bebeğe pütürsüz yedirmek yerine, bir miktar
pütürlü bırakarak onu alıştırmanız daha iyi olacaktır. İlk önce
hafif, küçük pütürlü yedirerek çocuğun buna verdiği tepkiyi
değerlendirin ve zamanla pütür miktarını artırın. Böylece büyük
lokmalara geçişte daha az sorununuz olacaktır. Ülker Hero Baby
Sütlü-Elmalı-Muzlu bebek püresi, yüksek besin değeri ve hoş lezzeti
ile, bu geçişi sizin ve bebeğiniz için kolaylaştırabilir.
Bebeğinizin zamanla besin gruplarının her birinden yeterli
miktarda yiyebilecek şekilde beslenmesine dikkat etmeniz gerekir.
Bu besin grupları şu şekilde sıralanabilir:
1.
Karbonhidratlar 2. Proteinler 3.
Yağlar 4. Vitamin ve mineraller
Üç yaşın altındaki her çocuk, günde 5-6 öğün yemek yemelidir.
Burada yemekten kastedilen, bir öğünde alınacak meyve suyu ve devam
sütü gibi sıvı gıdalar da olabilir. Bunun dışında, bir hastalığın
ardından duraksayan büyüme ve gelişimini telafi etmek için, çocuğun
bir süre fazladan öğüne gereksinimi olabilir.
|